Yönetim Danışmanlığı Süreci Nasıl İşler?

Önceki yazılarımda belirttiğim gibi yönetim danışmanı, karar alma süreçlerinizde işletmenize uygun çözüm önerileri sunar. Doğru ve etkin çözümleri geliştirebilmek için öncelikle sizin ihtiyacınızın çok iyi belirlenmesi ve sorunun doğru teşhis edilmesi gerekir.

Bu nedenle, yönetim danışmanı öncelikle sizi çok iyi dinler, ihtiyacınızı anlar.

Ardından şirketinizin mevcut durumunun detaylı bir analizini yapar.

Analiz sonuçlarını sizinle paylaşarak, tespit ettiği sorun konusunda sizinle mutabık kalır.

Soruna yönelik çözümler üzerinde çalışır. Bu aşamada sizin ve çalışanlarınızın da sürecin içinde yer alması, doğru, etkin ve size uygun çözümlerin bulunmasını kolaylaştırır.

Bu çalışmaların sonucunda yönetim danışmanı size farklı çözüm önerileri sunar.

Bu noktada altını çizmek istediğim nokta, çözüm önerilerinin uygulanması konusunda yönetim danışmanın karar verme yetkisinin olmadığı konusu. Önceki yazılarımda söylediğim gibi, danışmanın görevi tavsiye vermektir.

Siz çözüm önerisine karar verdikten sonra, danışmanın desteği ile uygulama planları hazırlanır.

Planlarının uygulanması sırasında danışmanın desteği yine çok önemlidir. Danışman uygulama için gerekli olan eğitimleri verir, uygulamaların şirkette kabul görmesinde bir katalizör görevi görür, uygulama sürecine destek olur.

Uygulamaların etkinliğinin değerlendirilmesi ve gerekli değişiklik ve iyileştirilmelerin yapılması önemlidir. Bu aşamada yönetim danışmanının önerdiği ölçme ve değerlendirme sisteminin çıktıları değerlendirilir. Planlarda gerekli iyileştirmeler yapılır.

Yapılan çalışmanın sonuçlarının sürdürülebilirliğini sağlamak için yönetim danışmanının önerileri önemlidir. Bu konuda gerekli planlar hazırlanır.

Bu aşamadan sonra yönetim danışmanlığı süreci sona erer. Sizin ihtiyacınıza göre, takip ve sürdürülebilirlik sürecinde de danışman desteği gerekirse, bu süreç danışmanla birlikte planlanır.

 

Neden Yönetim Danışmanı ile Çalışmalıyım?

Yönetim danışmanı uzman olduğu alanı iyi bilir.

Uzman olduğu konuda, birçok farklı işletmede deneyim kazanmış, farklı uygulamaları görmüş, çeşitli sorunlara çözümler getirmiştir. Konusundaki son gelişmeleri yakından takip eder.

Bu birikimiyle bir danışman, size çok faklı yenilikçi yaklaşımlar, çözüm önerileri sunar. Yeni, güncel ve doğru bilgiye ulaşmanızı sağlar. İşletme körlüğü nedeniyle göremeyeceğiniz sorun ve çözümleri bulmanıza yardım eder.

Aslında yönetim danışmanı bir “dış göz” olarak size yön gösterir.

Yönetim danışmanı, bağımsızdır, tarafsızdır.

Bu özgürlüğü sayesinde işletmenizdeki sorunları önyargısız olarak belirler, değişimleri daha kolay yönetmenize yardımcı olur.

Yönetim danışmanının size sağladığı tüm bu katkılar en sonunda işletmenizin karlı ve sürdürülebilir bir şekilde büyümesine, rekabette üstünlük sağlamasına yardımcı olur.

2017 Pazarlama Trendleri

Aralık ayı geldiğinde her konuda yeni yıl trendleri listesi yayınlamak artık bir gelenek haline geldi sanki. Ben de bu geleneğe uyup, sizler için 2017 pazarlama trendlerini derledim.

Aslında bu trendler sadece 2017’ye özgü değil. Birçoğu son dört-beş yıldır hayatımızda. Ancak hayatımızda kapladıkları yer ve önem gün geçtikçe artıyor. Çok hızlı bir değişim içinde yaşıyoruz. Hiçbirimizin gerek özel, gerekse iş hayatında bu değişimin dışında kalması söz konusu değil.

Şimdi, 2017’de ve sonrasında artık dışında kalamayacağınız, pazarlama stratejilerinizi oluştururken mutlaka dikkate almanız gereken trendlere bakalım:

Müşteri Deneyimi

Müşteri deneyimi her zamankinden daha önemli olacak. Müşterisine “wow” dedirten deneyimler yaşatan markalar kazanacak.

Eşsiz deneyimler yaşayan tüketiciler deneyimlerini tüm mecralarda paylaşacak. Dolayısıyla her bir tüketici birer “kanaat önderi” olacak.

Üründen İnsan Ruhuna

Tüketici artık kendisine bir şey satılmasından hoşlanmıyor. Sürekli reklam mesajlarına maruz kalmak istemiyor. Kendisine üründen öte bir anlam sunulmasını, kendisiyle bir bağ kurulmasını istiyor. Bu nedenle markaların insan ruhuna dokunabilmesi gerekiyor.

Tüketicinin istek ve ihtiyaçlarını iyi anlayan, kişiye özel ürün ve hizmetler sunan, tüketicilerine kişiye özel mesajlarla ulaşan markalar rakiplerinden ayrışacak. Bunlar eşsiz bir müşteri deneyiminin kilit noktaları olacak.

Sanal Gerçeklik (Virtual Reality – VR) ve Arttırılmış Gerçeklik (Augmented Reality – AR)

Sanal ve arttırılmış gerçeklik uygulamaları deneyim yaratmada daha fazla kullanılacak. Bu uygulamalar özellikle ürün ve hizmet faydasını deneyimletmeye yönelik olanaklar sunacak.

Perakendeden turizme, hızlı tüketim ürünlerinden dayanıklı tüketime kadar her alanda artarak kullanılacak.

Sosyal Medya

Son dört-beş yıldır sosyal medya odaklı bir hayat yaşıyoruz. Sosyal medya hayatımızın içinde yer almaya devam edecek. Dolayısıyla pazarlama stratejilerinize sosyal medyayı mutlaka dahil etmeniz gerekecek.

Sosyal medyanın hakimi Facebook. Dünyada Facebook kullanımında onuncu sıradayız. Facebook olmayan bir sosyal medya stratejisi düşünmek artık mümkün değil.

Ülkemizde sosyal medya kullanım oranlarına baktığımızda* Facebook’u WhatsApp, Twitter ve Instagram izliyor. Twitter kullanımı eskiye oranla düşüyor, ancak hala etkili bir kanal. Diğer yandan Instagram kullanımı daha da yoğunlaşacak. Hatta firmalar buradan “satın al” butonları ile daha fazla satış yapmaya başlayacak. Snapshot ile Instagram Stories’in kullanımı artacak.

pazarlama_trendleri_2017

İçerik pazarlama

Sosyal medyanın bu kadar önem kazandığı noktada içerik pazarlamasından söz etmemek mümkün değil. Markaların tüketicileri ile ilişki ve bağ kurmasının yollarından biri içerik.

Tüketiciye iyi bir içerik sunmak ve tüketici ile içerik aracılığıyla bir diyalog başlatmak önemli. Burada dikkat edilmesi gereken sürekli bir içerik sunmak, içeriğin markanızın kimliği ile örtüşmesi ve tutarlı olması.

Video ile Görsel Anlatım

Video hem görme hem de işitme duyusuna hitap ettiği için, video mesajların akılda kalıcılığı daha fazla. Video izleyeni hemen içine alır, izleyenle bir bağ kurar, mesajı kolaylıkla izleyene geçirir.

Dünyada video izleme kanalları arasında ikinci sırada yer alan YouTube’un dünyada bir milyardan fazla kullanıcısı var. Ülkemizde de YouTube’dan video izleme oranları hızla artıyor. YouTube’un artarak kullanılacağı öngörülüyor.

Instagram’da da video içeriklerine daha fazla erişim sağlandığı görülüyor, bu durum devam edecek.

Sosyal mecralardaki canlı yayınlar daha da ilgi çekecek. Periscope ve Facebook gibi canlı yayın araçları daha fazla kullanılacak.

Dolayısıyla faydalı video anlatımlar sunan markalar avantajlı olacak.

Mobil Uygulamalar

Mobil uygulamaların kullanımı aynı hızla devam edecek. Web uygulamalarınızın görünüm, görüntü kalitesi, kullanıcı dostu gibi özelliklerinin mobille mutlaka uyumlu olması gerekecek.

Teknoloji ve Yapay Zeka

Teknolojideki gelişmeler yukarıda belirttiğimiz konuların ana kaynağı.

Diğer yandan teknoloji çok hızlı gelişiyor. Yapay zeka alanında pek çok çalışmalar yapılıyor, Yapay zekanın hem hızlı ve doğru veri toplama, hem de satın alma süreçlerinde etkili olması bekleniyor.

Giyilebilir teknolojilerin önümüzdeki dönemde daha çok konuşulacağı, tüketicinin hayatını kolaylaştırmaya devam edeceği öngörülüyor.

Dolayısıyla teknolojik gelişmeleri yakından takip etmeniz, işinize nasıl uygulayacağınızı düşünmeniz ve inovasyona odaklanmanız önemli.

E-Ticaret

E-ticaret, aracıları ortadan kaldırarak, tüketiciye doğrudan ulaşma fırsatı sunuyor. Bu nedenle pek çok firma e-ticarete adım atıyor.

E-ticaret oranı ülkemizde çok düşük ve gelişmeye devam edecek. Ancak mevcut ürünleri online mağazalara taşımaktan çok Uber, Airbnb gibi farklı iş modelleri ile yapılan e-ticaret firmalara fırsatlar sunacak.

Şimdi, yeni bir yıla başlarken pazarlama stratejilerinizi bu trendler açısından gözden geçirmenin tam zamanı.  

 

* We Are Social, Digital ,Social & Mobile Araştırması 2016

Ekonomik Durgunluk Döneminde Pazarlamanın Rolü

Önceki yazımda ekonomik durgunluk dönemini atlatmanın yolunun bütçeleri azaltmaktan veya planları ertelemekten geçmediğini belirtmiş, sıkıntılı dönemler için önerilerimi paylaşmıştım. Bu önerilerde yer alan “maliyetleri düşürme” denince akla ilk gelen şey pazarlama harcamalarını düşürmek hatta kesmek oluyor.

Oysa maliyetleri düşürmek için pazarlama harcamalarını azaltmak çözüm değil. Hatta durgunluk dönemlerinde pazarlama harcamalarını kısmak, firmanın rekabet avantajına zarar verir.

Uzun yıllardır yapılan çeşitli araştırmalar, ekonomik yavaşlama dönemlerinde pazarlama harcamalarını arttırmanın uzun dönemli ROI (return on investment – yatırımın geri dönüşü) için en iyi strateji olduğunu göstermektedir. *

Rakipleri harcama yapmazken, pazarlama harcamalarına devam eden firmaların pazar payını arttırdığı, rekabet üstünlüğü elde ettiği görülmektedir. 

Durgunluk dönemlerinde ekonomiye ve geleceğe güven azalır. Durgunluk söylentileri çıkmaya başladığında ya da durgunluk yaşandığında tüketici değişik bir psikolojiye girer, farklı satın alma davranışları sergiler.

Hepimiz birer tüketiciyiz. Kendimizi bir düşünelim; ekonomik durgunluk zamanlarında nasıl davranırız?

Gelirimiz azalır. İşsizlik sorunu ile karşı karşıya kalabiliriz. Harcamalarımızı daha dikkatli yapmaya başlarız. Fiyata duyarlılığımız artar. Ürüne göre farklılık gösterse de genel olarak ya satın alımı erteler, ya daha ucuz ürünlere kayar ya da aynı ürünü daha az miktarda veya sıklıkta satın almayı tercih ederiz. Zaman zaman kendimizi şımartmak için aldığımız ürünleri yani acil ihtiyacımız olmayan ürünleri satın almayız. Bu ürünleri satın alacak olursak, suçluluk duyarız. Dışarıda geçirdiğimiz zaman azalır, ailemiz ya da arkadaşlarımızla evde vakit geçirmeyi tercih ederiz. 

İşte durgunluk dönemlerinde tüketicideki bu değişimi iyi anlayabilen firmalar kendileri için büyük fırsatlar yaratabilir. Bu noktada da pazarlama devreye girer.

ekonomik_durgunlukta_pazarlamanin_rolu

Pazarlamanın firmaya nasıl fayda sağlayacağını bir önceki yazımdaki öneriler üzerinden inceleyelim:

1. İnovasyon ve yenilikçilik

Tüketicisini tanıyan, ihtiyaç ve beklentilerini iyi anlayan firma, buna uygun yepyeni ürün ve hizmetler geliştirir. Pazarlama, tüketiciyi anlayabilmek için tüketici araştırmalarını yapar, sonuçlarını analiz eder; yeni, inovatif ürün ve hizmet fikirlerinin geliştirilmesinde tüm işletmeye liderlik eder.

2. Katma değeri yüksek ürünler

Bu ürün fikirlerinin kaynağı da pazarlamanın yaptığı araştırmalar ile tüketicinin çok iyi tanınması, beklentilerinin anlaşılmasıdır. Yine pazarlamanın liderliğinde katma değeri yüksek ürünler, işletmenin tüm fonksiyonlarının işbirliği ile geliştirilir.

3. Teknolojiye yatırım

Pazarlamacıların doğru bilgiye, hızlı bir şekilde ulaşabilmesinde teknolojinin kullanımı büyük önem taşır.

4. Yeni pazarlar bulma

Daha önce ulaşılamayan veya hedeflenmemiş olan pazar bölümleri durgunluk dönemleri için fırsatlar sunabilir. Bu pazarların araştırılması, belirlenmesi ve pazarlara uygun yeni ürün ve hizmetlerin geliştirilmesi de yine pazarlamanın liderliğinde gerçekleşir.

5. Maliyetleri kontrol altına alma

Pazarlama, hep harcama yapan departman olarak değerlendirilir. Oysa yapılan pazarlama faaliyetlerinin maliyetini bir harcama kalemi olarak değerlendirmek yerine, bir yatırım olarak değerlendirmek daha doğrudur.

Çok kişiye ulaşmak için büyük bütçeli reklamlar yapmak etkin bir pazarlama yapıldığının bir göstergesi değildir. Küçük bütçelerle de etkin ve verimli pazarlama çalışmaları yapılabilir. Önemli olan, hedefleri belirleyip, doğru müşteriye ulaşacak doğru çalışmaları seçmek ve uygulamaktır. Verimli ve etkin pazarlama çalışmalarını belirleyip, uygulamak da pazarlamacıların sorumluluğundadır.

Diğer yandan ürün maliyetlerinin düşürülmesinde tüketicinin çok iyi tanınmasının etkisi büyüktür. Tüketicinin ihtiyacına göre üründe maliyet düşürücü değişiklikler yapılabilir.

6. Dağıtım kanalı etkinliği

Dağıtım kanallarının ve dağıtım süreçlerinin gözden geçirilerek etkinliğinin arttırılması da pazarlamanın lojistik ile birlikte ele alması gereken bir konudur. Ürünlerin doğru müşteriye ulaştırılması, doğru satış noktalarında bulunması, doğru taşıma paketlerinin oluşturulması vb konular dağıtım kanalının etkinliğinin sağlanmasında önemlidir.

7. Hız

Pazarlama dünyadaki ve ülkedeki tüm değişimleri takip edip, bu değişimleri doğru yorumlamak zorundadır. İşletme stratejisine etki edecek pek çok değerli bilginin işletmeye akışı pazarlama tarafından sağlanmalıdır. Pazarlama dinamik ve gelişime açık yapısıyla, işletmelerin hızlı davranmasında çok büyük öneme sahiptir.

 

Gördüğünüz gibi bir işletmenin karlılığının arttırılmasında ve rekabet avantajı sağlamasında pazarlama çok önemli bir fonksiyon.

Hadi şimdi pazarlama departmanlarınızı tekrar gözden geçirin!

Pazarlamaya gereken önemi veriyor musunuz?

Durgunluk dönemlerini atlatmak için pazarlamadan yeterince yararlanıyor musunuz?

Arzu ederseniz, yanıtlarınızı benimle paylaşın, birlikte değerlendirelim.

 

* www.millwardbrown.com (Millward Brown “Marketing During Recession – To Spend or Not    to Spend?”, Nisan 2008)

Ekonomik Durgunluktan Çıkmak İçin Öneriler

2016 yılı boyunca talebin düşmesi, maliyetlerin artması, finansal dengelerdeki bozulmalar ve rekabetin her zamankinden daha da zor olması, sanayi üretimini olumsuz etkiliyor maalesef. Son açıklanan verilere göre, üçüncü çeyrekte sanayi üretiminde büyüme gerçekleşmedi; bir önceki çeyreğe göre % 3.1 daralma gerçekleşti. Son çeyreğin de çok farklı olması beklenmiyor.

Piyasalara baktığımızda her sektörde sıkıntı olduğunu görüyoruz. Ancak genel bir sıkıntı var deyip, hiçbir şey yapmadan piyasaların düzelmesini beklemek çözüm olmuyor. Her şirketin kendi çözümlerini üretmeye çalışması gerekiyor. Bu çözüm yolları neler olur diye baktığımızda, pek çok sektör yöneticisinin ortak çözüm önerilerinin maliyetleri kontrol altına alma, katma değerli ürünler üretme, yeni pazarlar bulma ve kendi insan kaynağını yetiştirme olduğunu görüyoruz.

ekonomik_durgunluktan_cikmak_icin

Ben de herkesin endişeli olduğunu, önünü görmeye çalıştığını, bazı planlarını ertelediğini, pazarlama, eğitim ve yatırım bütçelerini azalttığını görüyorum. Bu endişeleri anlıyorum ama sıkıntılı dönemi atlatmanın yolu bu bütçeleri azaltmaktan veya planları ertelemekten geçmiyor.

Böylesi sıkıntılı bir dönemin üstesinden gelmenin yolu işletmelerin kendine en uygun çözümleri bulmasından ve uygulamasından geçiyor.

Bu dönemde aşağıdaki çözüm önerilerini dikkate alırsanız, işletmeniz için zorlukların üstesinden daha kolay gelebilirsiniz:

1. İnovasyon ve yenilikçilik
İşletmelerin fark yaratabilmek ve rekabet avantajı sağlayabilmek için, inovasyona önem vermesi gerektiği artık yadsınamaz bir gerçek. Özellikle durgunluk dönemlerinde inovatif, yepyeni ürün ve hizmetler geliştiren firmalar bir adım öne geçiyor.

2. Katma değeri yüksek ürünler
İnovasyon ve yenilikçilik kültürünün yerleştiği işletmeler, tüketicilerini de çok iyi tanıyorsa, tüketici için katma değeri yüksek ürünler geliştirebiliyor. Bu da rekabette fark yaratmak ve karlılık artışı anlamına geliyor.
3. Teknolojiye yatırım
Teknolojiye yatırım yapmayan firmaların artık uzun süre varlığını sürdürmesi mümkün değil. Teknoloji hem süreçlerin iyileştirilip, maliyetlerin düşürülmesine yardımcı oluyor, hem de doğru bilgiye hızlı ulaşmayı mümkün kılıyor.

4. Yeni pazarlar bulma
İç piyasada talep daraldığı için yeni pazarlara açılan firmalar avantaj sağlıyor.

5. Maliyetleri kontrol altına alma
Talebin daralmasına bağlı olarak karlılık düşüşünü tersine çevirebilmek için maliyetlerin düşürülmesi gerekiyor. Maliyetlerin düşürülmesi de iş süreçlerinin sürekli iyileştirilmesi gerektiriyor.

6. Dağıtım kanalı etkinliği
Dağıtım kanallarının ve dağıtım süreçlerinin gözden geçirilerek etkinliğinin arttırılması, dağıtım maliyetlerinin düşürülmesine yardımcı olacağı gibi, doğru müşteriye ulaşmayı da beraberinde getiriyor.

7. Operasyonel mükemmellik
Yukarıdaki maddelerde belirtilen tüm çalışmalar, işletmenin operasyonel mükemmelliğe ulaşmasına yardımcı oluyor. Bu da rekabette ayakta kalmasını sağlıyor.

8. Kendi İnsan Kaynağını Yetiştirme
Nitelikli insan kaynağına erişim sorunu yaşayan işletmeler, üretimde de ciddi sıkıntılar yaşıyor. İşletmeler kendi çalışanlarını yetiştirmesi bu sorunun aşılmasına yardım ediyor.

9. Hız
Ekonomik, siyasi, teknolojik tüm koşulların çok hızlı olduğu günümüzde işletmelerin de bu hıza ayak uydurması hayati önem taşıyor. Hızlı davranamayan işletmeler rekabet yarışında geride kalıyor.

Aslında tüm bu çözüm önerilerine baktığımızda durgunluk dönemlerinin bir işletme için çok önemli fırsatları barındırdığını görüyoruz. Burada önemli olan bu fırsatları iyi görebilmek ve işletmeye en faydalı olacak şekilde değerlendirebilmek.

Hadi işletmenize bir de bu gözle bakın, durgunluğu fırsata çevirin.

Pazarlama Planınız Hazır mı?

Aralık, geçmiş yılı değerlendirdiğimiz, yeni yılda yapacaklarımızı düşündüğümüz, yeni yıl listeleri yaptığımız bir ay.

Yılın bu dönemini seviyorum. Geride kalan yılda yaptıklarımı iyisiyle kötüsüyle değerlendirmek, hatalarımdan dersler almak, yeni hayaller kurmak, gelecek yılın planlarını yapmak beni tazeliyor, heyecanlandırıyor, motive ediyor. Pek çok yeni iş yapmak, yeni insanlara dokunmak, yeni firmalarla buluşmak, yeni şeyler üretmek heyecanıyla doluyor içim.

Firmalarımız için de yılın son çeyreği bizlerin bu dönemine çok benziyor. Ağustos sonundan itibaren yeni yılın bütçe hazırlıklarına başlıyoruz. Uzun toplantılar yapıyoruz, günlerce çalışıyoruz, önümüzdeki bir yılı planlıyoruz. Bu arada orta ve uzun vade planlarımızı da gözden geçiriyoruz.

Aralık ayında sizlerin bütçe hazırlıkları nasıl gidiyor? Pazarlama bütçenizi belirleyip, pazarlama planınızı hazırladınız mı?

pazarlama_plani

Pazarlama planının bir işletme için neden önemli olduğunu “Pazarlama Planı Ne İşe Yarar?” başlıklı yazımda anlatmıştım.

Bir işletmenin etkin bir pazarlama yapıp, hedeflerine ulaşabilmesinde önemli bir payı olan pazarlama planını yaparken dikkat etmenizi önerdiğim birkaç noktayı paylaşmak isterim:

  • İşletmenizin mevcut durumunu analiz edin; işletmenizin geleceğini hayal edin.
    • Neredesiniz?
    • Nerede olmak istiyorsunuz?
  • Geçtiğimiz yıl yaptığınız pazarlama faaliyetlerini gözden geçirin.
    • Bu faaliyetler olmak istediğiniz yere ulaşmanıza katkı sağladı mı?
    • Hedeflerinize ulaştınız mı?
    • Yanlış yaptıklarınız var mıydı?
    • Neleri daha iyi yapabilirdiniz?
  • Olmak istediğiniz yere ulaşmak için neler yapmanız gerekiyor?
    • Hedeflerinizi belirleyin.
    • Yapılması gereken pazarlama faaliyetlerini belirleyin.
    • Hedeflerinize ulaşmanıza ne kadar fayda sağlayacağını değerlendirin.
  • Hedeflerinizin spesifik, ölçülebilir, ulaşılabilir, gerçekçi ve zaman sınırlı olmasına özen gösterin.
  • Pazarlama planınızı yıllık olarak hazırlayın.
  • Planın hazırlanma sürecine satış, üretim, muhasebe, finans vb işletmenizin diğer bölümlerini de dahil edin. Böylece daha etkin ve uygulanabilir bir plan yapma şansınız olur.
  • Planın etkin uygulanabilmesi için, planı tüm detaylarıyla birlikte uygulamadan sorumlu kişi ve bölümlerle paylaşın.
  • Her ay hedeflerinizin neresinde olduğunuzu gözden geçirin.
  • Hedeflere ulaşılamadıysa, nedenlerini sorgulayın; hedeflere ulaşabilmek için gerekli aktiviteleri planlayın.

Günümüzde her şey çok hızlı değişiyor. Rakiplerimiz çok hızlı hareket ediyor. Teknoloji son hızla gelişiyor. Artık “hız” en önemli şey hayatımızda.

Hepimiz varlığımızı sürdürebilmek, rekabette bir adım öne geçebilmek ve karlılığımızı arttırabilmek için “hızlı” olmalıyız!

2016 biterken henüz pazarlama planınızı hazırlamadıysanız, en kısa sürede hazırlamaya başlayın! Hazırladıysanız, planınızı önerilerim doğrultusunda gözden geçirin.

Hızlı olun, zamanın gerisinde kalmayın!

Deneyimsel Pazarlama Eğitimi

Eşsiz Deneyimler, Mutlu, Sadık ve Karlı Müşteriler

HRM İzmir, 1 Ekim 2016 tarihinde İzmir’de genel katılıma açık olarak, eğitmenliğini yapacağım “Deneyimsel Pazarlama” eğitimini düzenliyor.

Detaylı bilgi ve başvuru için HRM İzmir ile iletişime geçebilirsiniz:

izmir@hrm.com.tr

0 232 464 08 64

Bu eğitimde, firmaların müşterileri ile uzun dönemli ve karlı bir ilişki kurabilmesi için yaratacakları eşsiz deneyimlerin önemi hakkında farkındalık yaratmayı ve katılımcıların deneyimsel pazarlama alanında vizyon geliştirmelerini sağlamayı amaçlıyoruz.

Eğitimde, bundan önceki altı yazımda kısaca anlattığım müşteri deneyimi yaratma ve yönetme konularını detaylı olarak örneklerle birlikte inceleyeceğiz.

Katılımcıların eğitim sonunda eşsiz müşteri deneyimlerinin yaratılması ve yönetilmesi konularında bilgi sahibi olmalarını ve kendi firmalarında da eşsiz deneyimler yaratma konusunda motivasyon kazanmalarını hedefliyoruz.

Eğitim boyunca katılımcılara, örnek olaylar ve vaka çalışmaları ile firmalarının her bölümünde müşteri odaklı bakış açısını nasıl yerleştirecekleri konusunu deneyimleme şansı sunuyoruz.

“Deneyimsel Pazarlama” eğitimine, işlerinde karlı bir büyüme ve rekabet avantajı yaratmayı hedefleyen işletmelerin sahipleri ile pazarlama bölümü çalışanları ve yöneticileri katılabiliyor.

Ayrıca başta stratejik planlama, iş geliştirme, satış, müşteri ilişkileri, kurumsal iletişim, çağrı merkezi, insan kaynakları olmak üzere tüm bölümlerde çalışanlar ve yöneticiler de eğitime katılabiliyor.

deneyimsel-pazarlama

Eğitim kapsamında ele alınacak konular aşağıdaki gibi:

  • Müşteri deneyimi nedir?
  • Deneyim ve deneyim ekonomisi ilişkisi
  • Deneyimsel pazarlama nedir?
  • Deneyimsel ve geleneksel pazarlamanın karşılaştırılması
  • Eşsiz bir müşteri deneyiminin önemi
  • Müşteri deneyimi yönetimi (Customer Experience Management -CEM)
    • Eşsiz bir müşteri deneyimi nasıl yaratılır?
    • Müşterileri anlama
    • Müşteri temas noktaları
    • Deneyimsel dünya
    • Duyu ve duyguların dünyası
    • Stratejik deneyim modülleri
    • İnovasyon ve yaratıcılık
  • CEM ve CRM (Müşteri ilişkileri yönetimi -Customer Relationship Management) ilişkisi
  • Müşteri deneyimi stratejisi
    • Nedir?
    • Nasıl oluşturulur?
    • Kurum ve marka stratejisi ile ilişkisi
    • Çalışanların rolü
  • Müşteri deneyimi (müşteri yolculuğu) haritası
    • Nedir?
    • Nasıl oluşturulur?
  • Eşsiz müşteri deneyimi yaratmanın karlılık ve rekabet üzerindeki etkisi
  • Örnek uygulamalar
  • Vaka çalışması

Müşteri Deneyimi Yaratma İlkeleri

Eşsiz bir müşteri deneyimi yaratırken dikkate almanız gereken bazı ilkeler bulunuyor. Bu ilkeleri aşağıda sizin için derledim:

  • Deneyim yaratmak ve deneyimleri yönetmek uzun süreli, sabırlı bir çaba gerektirir.
  • Markanın temelini çok iyi kurup, deneyimi inşa etmek ve tüketiciye dokunan her noktada bunu uygulamak gerekir.
  • Deneyim yaratmak, tüketiciyi çok iyi anlamayı, tüketici iç görülerini iyi okumayı gerektirir.
  • Yaratılan deneyimlerde beş duyu etkin olarak kullanıldığında deneyimin etkisi ve hatırlanması da daha kalıcı olur.
  • Deneyim yaratan firmanın samimi olması gerekir.
  • Müşteri, özgün deneyimler bekler.
  • Yaratılan deneyim hikaye değeri taşırsa, müşteri mutlaka bu deneyimi çevresiyle paylaşır.
  • Deneyimin her aşamasında tüm çalışanların bu süreci desteklemesi, içselleştirmesi ve deneyimin bir parçası olması büyük önem taşır.
  • Özgün deneyimler yaratılabilmesinde inovasyon ve yeni iş modellerinin önemi büyüktür.

musteri-deneyimi-yaratma-ilkeleri-6

Müşteri Deneyimi Stratejisi

Eşsiz bir müşteri deneyimi sunabilmeniz için öncelikle bir müşteri deneyimi stratejisine ihtiyacınız var. Yani, müşterilerinize eşsiz bir deneyim yaşatabilmeniz için nasıl bir yol izleyeceğinizi belirlemeniz gerekli. Bu stratejinin de firmanızın ana stratejisi ve marka stratejisi ile mutlaka uyumlu olmasına dikkat etmelisiniz.

Müşteri deneyimi stratejisini proje bazlı bir yaklaşımla, aşağıdaki adımları izleyerek oluşturmak gerekli:

  • Müşterinin deneyimsel dünyasının analizi
  • Deneyimin inşa edilmesi
  • Deneyimin uygulanması
  • Deneyimin ölçüm ve kontrolü

musteri_deneyimi-stratejisi-5

Müşteri deneyimi tasarlama sürecini yetkin bir ekiple yürütmeniz, sürecin başarısı açısından önemlidir. Bu ekibi kendi içinizde oluşturabilirsiniz ya da danışmanlardan destek alabilirsiniz.

Ancak burada dikkat etmeniz gereken nokta, ekibe her departmandan katılımın olmasını sağlamanız. Diğer yandan üst yönetimin de müşteri deneyimi stratejisini sahiplenmesinin ve sürecin yönetiminde etkin bir şekilde görev almasının eşsiz müşteri deneyimleri yaratmada en kritik nokta olduğunu da unutmayın.

Deneyimsel Pazarlama Nedir?

Günümüzün yeni pazarlama anlayışı olan deneyimsel pazarlama, tüketicinin duygularına, duyularına, aklına aynı anda dokunarak, tüketicinin hayatına hangi değeri ve anlamı katacağını bilerek, tüketiciye bu yönde bir alışveriş deneyimi yaşatmak demektir.

Deneyimsel pazarlama bütünsel bir tüketici – marka ilişkisi yaklaşımıdır. Tüketicinin marka ile olan ilişkisini geniş bir bağlamda yani markanın tüketiciye dokunduğu tüm noktaları (müşteri temas noktaları) bir bütün olarak ele alır. Tüm bu noktalar dikkate alınarak deneyim tasarlanır ve yönetilir.

Deneyimsel pazarlamada deneyimler ürünlerin, ürün özelliklerinin ve faydalarının yerini alır.

Tüketim bütünsel bir deneyimdir. Sadece ürün özelliklerine odaklanmaz; tüketim öncesinde ürünün özelliklerinin, ambalajının ve reklamlarının tüketim deneyimini nasıl etkileyeceğini dikkate alır.

taste

Deneyimsel pazarlama, ürüne değil, tüketiciyi anlamaya odaklanır. Tüketiciyi duygusal ve rasyonel karar verici olarak ele alır. Tüketici ürünle ne yapmak istiyor, hayatına nasıl bir anlam katmak istiyor, hayatında nasıl bir değişiklik yapmak istiyor sorularının cevaplarını anlamaya, tüketicinin bu amacına hizmet edecek bir deneyimi ona yaşatmaya, hem kalbini hem aklını kazanmaya çalışır.